"Zavallıyı az kalsın gırtlağından yakalayıp boğacaktı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu"
"Zaten durumun vahametini sezen müdürle hoca, işi gürültüye boğmak için Atatürk'e müfredat programına dair bir şeyler anlatmaya başladılar. - Haldun Taner"
"Güllü'nün boynuna sarılan Cemile, kadının hafif çilli, tombul yanaklarını öpücüklere boğdu. - Orhan Kemal"
"Koyu yeşil renk odayı boğdu. Bu renk seni boğmuş. - "
"Galiba bunları dinlememek, duymamak için konuşuyorum; seslerini boğmak, bastırmak için durmamacasına gevezelik ediyorum. - Refik Halit Karay"
"Ampulün kör ışığı, dükkânı alaca bir loşluğa boğmuştu. - Mahmut Yesari"
"Daha sıcak basmamıştı; güneş henüz yakmıyor, hava daha boğmuyordu. - Refik Halit Karay"