boylamak
1. -i, Boy ve hacmine göre ayırmak
2. Herhangi bir yere erişmek, ulaşmak"Fakat o doludizgin kırkı boylamış bir ateşle par par yanıyordu. - Reşat Nuri Güntekin"
3. mecaz, İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak"İkiniz de hapsi boylarsınız. - Attilâ İlhan"
4. mecaz, ► düşmek"Ayağı kaydı, yeri boyladı. - "
5. nesnesiz, Hikâye anlatmak