bol
1. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok; dolgunca, kıt karşıtı"Demek ki zeytinin bol ve ucuz olduğu bir yerdeymiş. - Burhan Felek"
2. sıfat, İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan; mebzul, dar karşıtı"Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm. - Peyami Safa"
3. isim, Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki