binmek
1. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak; atlamak"Vapurlara, trenlere ihtiyarları itip çocukları ezip biniyoruz. - Orhan Seyfi Orhon"
2. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak, üst üste gelmek"Damar damara binmiş. - "
3. Bir şeyin üzerine ilave edilmek"Annemin dul maaşından ayrılmış bütçeme bir de posta masrafı binmişti her hafta. - Yusuf Ziya Ortaç"
4. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak
5. -e, Fiyatı artmak"Pamuklulara yüzde on bindi. - "
6. -e, Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak"Belki de atlara binerek dolaşırız. - Refik Halit Karay"